flickr.com/photos/belmasebil/

26 Haziran 2012 Salı

ben geldim.

  her geldiğimde birçok değişiklik oluyor. bazen odama kullanmadıkları şeyleri koymuş oluyorlar, yeni fotoğraflar çekinilmiş duvarlara asılmış oluyor, kardeşim yeni kıyafetler almış oluyor, bizim ufaklık artık herif olmuş oluyor, bir sürü kitap okunmuş raflara dizilmiş oluyor, mutfağa yeni tabaklar alınmış olunuyor... ama en çok tanımadığım o terlikleri getirip "al kızım bunları giy" dediğinde annem, duygulandım. bir an burası benim evim değil siz kimsiniz diye bağıracaktım. yani o terlikler de nereden çıkmış eski terliklerin nesi vardı ki?
  sorun terlik de değil, ben yokken işler baya değişmiş. yemekler tuzsuz yapılıyor artık, yeni alışkanlıkları var bizimkilerin. neyse ki annemin o güzel sofraları hala eskisi gibi. gerçi masanın köşesine konulan ilaçların sayısı artmış kutudan taşıyor hatta bazıları, sanırım yaşlanıyor bizimkiler, ama olsun yine de alışabilirim. yani sanırım. sanırım alışabilirim.
  peki alışmadım diyelim ne olacak? benim evim trabzonda derim ki ben zaten her zaman. zaten iki yıl sonra çalışmaya başlar ankarada kalmam da. o zaman benim evim neresi olacak? aile içinde göçebe yaşayan bir insan oldum resmen. aklıma emrenin mahallede, "BEN DE BU MAHALLENİN BİR SAKİNİYİM" diye bağırması geldi. "hiç de sakin görünmüyorsun sen, gel bakalım bin ekip otosuna." diyerek beni de alıp bir yerlere götürür herhalde hayat. neyse hepimizin canı sağ olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder